Çocuk Eğitimi “Güven ve Sevgi”

0
28
çocuk eğitimi güven ve sevgi
çocuk eğitimi güven ve sevgi

Sevdirerek Din Eğitimi (GÜVEN VE SEVGİ)

Sevgili anneler ve babalar din eğitiminde 2 önemli faktör vardır. Bunlardan bir tanesi güven diğeri sevgidir.

Bu da ancak çocuklarımızla rol model olmakla ve onlarla aramızda sevgiye dayalı bir bağ kurmakla olur. Bir çocuğun namaz kılmasını istiyorsak onunla bağ kurmalıyız. Kuran okumasını istiyorsak onunla bağ kurmalıyız. Oruç tutmasını istiyorsak onunla bağ kurmalıyız. Başını örtmesini istiyorsak onunla bağ kurmalıyız. Allah’ı sevmesini istiyorsak onunla bağ kurmalıyız.

Çocuklarla bağ kurmak onlarla rakip gibi değil ekip gibi bir iletişim kurabilmekten geçer. Şayet çocuklarımızla rakip gibi değil de bir ekip çalışması gibi, beraber bazı şeyleri yapabileceğimizi gösterirsek, bizden güven ve sevgi duyacaklardır. Güven ve sevgi duyacağı zaman da çocuk sevecek, güvenecek ve içinde yaşamış olduğu mutluluğu talep edecektir. Bu talep de göstermiş olduğun şeyleri yapmakla olacaktır.

Bilimde “Ayna Nöronlar” denilen bir şey vardır. Ayna Nöronlar beynin ön kısmında bulunan nöronlardır. Bu 1935 yılında keşif edilen nöronlardır. Ayna Nöron ne demek? Örneğin anne veya  baba bir şey yaptığı zaman aynısını karşıdaki de yapar, anne gülümser bebek de güler, anne kızgın bir ifade ile bebeğine bakarsa bebek de ağlar, anne üzgün bir ifade takınırsa bebek dudaklarını büker. Nasıl bir halimiz varsa karşıdakine onu tesir ettirebiliriz. Ayna Nöronlar karşıdakine tesir ettirme nöronlarıdır, sen ne yaparsan aynısını yapma nöronlarıdır. Buna binaen şöyle sorularla karşılaşıyoruz.”Hocam Ayna Nöronların olduğunu söyledin ancak biz namaz kılıyoruz, oruç tutuyoruz, oğlumuz namaz kılmak istemiyor, oğlumuz oruç tutmak istemiyor, hani biz yaptığımızda oğlumuz da aynısını yapacaktı? ’’ gibi sorulara verilecek cevap şudur;

İşte bu soruların cevabı din eğitiminde elimizde bulunması gereken kavramlardır aslın da, bu kavramlar ‘’GÜVEN ve SEVGİ ‘’dir. Araştırmalar gösteriyor ki Ayna Nöronların harekete geçmesi için Kişinin karşısındaki insana güvene bilmesi ve onunla duygusal bir bağ kurması yani onu sevmesi gerekir.

Bir çocuk şayet bize güveniyorsa ve bizi seviyorsa o zaman Ayna nöronlar etkisini gösterecek demektir, ancak bir çocuk bizi sevmiyorsa, bu çok farklı bir soru oldu değil mi?

“Hiç çocuk annesini sevmez mi? Hiç çocuk babasını sevmez mi?”

Sever sever öyle bir sevdirirsin ki sen çocuğu sopayla, çocuk yanına yaklaşmak istemez evden kaçar eve gelmek istemez stres olur güven duygusu kaybolur. Çünkü çikolata alacağım dersin almazsın Bunlar çocuğun içinde yara yapar, bu yaralarla sana güvenmez, sana olan sevgisi vardır ama o sevgi ayna nöronlara yetecek kadar değildir, ayna nöronlara yetecek sevgi bu değildir, sen çocuğa namaz kılmadığından dolayı döversen, çocuk abdest almadı yalanı söyleyebilir. Bundan dolayı tespit edip de Tuvaletlere kilitler banyoya kilitlersen, çocuğun duygusunda çok farklı şeyler oluşturursun. Ayna nöronları etki göstermez bir de Ayna nöronların zarar görmesi ve devre dışı kalması yaptıklarımızdan ziyade hissettiklerimiz le de ilgilidir. Eğer çocuğumuza karşı tembel,dağınık,sakar,beceriksiz,yaramaz gibi zihni algılarımız varsa bu algıların oluşturduğu negatif duygular çocuğumuza geçer, çocuğumuz da bunu hisseder ve kendini bize kapatır, her çocukta önemli olan özellikler vardır, mesele onları keşfetme meselesidir. Mesela ben nasıl yetiştiysem çocuğum da aynı şekilde yetişecek meselesi değildir. Elbette ki zaman zaman kırgınlıkların, sürtüşmelerin ve anlaşmazlıkların olması normaldir. Lakin normal olmayan bu hallerin sadece muhatabını kırmak, üzmek, veya ona hükmetmek için yapmak ve bu huzursuzluk halini bir yaşam tarzı haline sokmaktır.

Dini Kodlamaları Zor mu?

Psikolojide önemli tekniklerden bir tanesi de kodlama tekniğidir. Kodlama tekniği örneği söyle anlatacak olursak bir annenin çocuğu elini bırakıp yola fırlamış olsa o sırada çocuğu arabanın altında kalma riski yaşarken bir yandan sokaktan boza sesiyle bozacı geçse annenin o anda hissettiği panik ve korku, bu yoğun endişe boza ile eşleşecek belki de bu anne nedenini hiç bilmeden yıllar boyu boza içmeyecektir.

Çocuklarla da aynı koşullama dediğimiz duygular vardır. Örneğin bir namazı öğretirken, Kuranı öğretirken, peygamber sevgisini Allah sevgisini öğretirken dini koşullanmalarımız nasıl? Çocuk bunu öğrenirken içinde yaşadığı duygu nasıl? Neden buna önemli diyorum biliyor musunuz? Çocuk ileride bir yerde Allah kelimesini duyduğu zaman içi kıpırdayacak peygamber sevgisi duyduğu zaman içi kıpırdayacak, Kur’an denildiği zaman içi bir hoş alacak hoş, içi sıkılmayacak bunalmayacak, Kur’an okuyan çocuğun içini ferahlatacak ne güzel bir duygu, işte, İşte bunu verecek olan koşullanmadır. Bir örnek daha vereyim. Bir ayı nasıl düdük çalındığında ayakta oynadığını biliyor musunuz? Bunun sebebi ayıları kızgın yeraltı sıcak olan bir yerin üzerinde çıkartırlar, yerden ateşi verirler, ayı ayağını kaldırdığı an, bir düdük çalanlar ne zaman ayağına kalırsa, düdük çalanlar, çalarlar, çalanlar, çalanlar, ayı artık şu kafasında olur, bu düdük çalındı mı benim ayak kalkacak. Neden? Çünkü yerde sıcaklık var, çıkartırlar ayıyı oradan düdüğü çalarlar, ayı ayağını kaldırmaya başlar, bir daha çalarlar, kaldırır işte işte bir örnek istediğim nokta burası ayıyı koşullandırmışlardır. Düdük çalındığında ayının içinde bir duygu oluşmuş, Kur’an okunduğunda da çocuğun içinde mükemmel bir duygu oluştuğu zaman, ne güzel bir şey olacak değil mi, o yüzden koşullama duygusu önemli ve dikkat edilmesi gereken bir durumdur.

Çocuk dini anlatan ve yaşayan kişilere bakar zihninde bir din tasavvur oluşturur. Eğer zihnen çizmiş olduğu şey ona huzur veriyorsa, kendini de bu huzur dairesinin bir halkası olmak ister, ama dini öğütleyen kişi öfkeli, huzursuz, telaşlı, gergin ve tedirgin hisse bu negatif duygular çocuğa geçer ve çocuğu uzaklaştırır.

Örneğin bir çocuk Kur’an kursuna gitmiş ve eve dönerken saçının yarısı şekilsiz bir şekilde traş edilmiş olarak eve dönse, evdekiler bunu görünce saçının yarısının kesilmiş bir halde olduğunu ve diğer yarısında durduğunu gördüğünde, bu noktadaunutmamak gerekir ki olaylar geçer ama duygular unutulmaz. Korkutarak Kur’an okutulan bir çocuk Kur’an’dan dövülerek namaz kılınması emredilen bir çocuk namazdan cehennemde yakacağı söylenerek Allah’la tanıştırılan bir çocuk Allah’tan uzaklaşır. Şunu da hatırlatmak gerekir ki hiçbir anne babanın çocuğuna namaz kıldırmak oruç tutturmak Kur’an okutturmak gibi bir sorumluluğu yoktur. Her anne babanın çocuğuna namazı sevdirmek orucu sevdirmek Kuranı sevdirmek gibi bir mesuliyeti vardır.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here