“Müslüman” Ne Demek?

1
96

MÜSLÜMAN NE DEMEK?

Müslümanlar’ın kelime-i şehadet getirdiklerinde nasıl bir sorumluluğun altına girdiklerini bilmeleri lazımdır. ‘Allah tan başka ilah yoktur’ acaba nasıl bi söz hiç merak ettik mi ? ‘Muhammed (sav) onun kulu ve rasuludur’ Bizler buna inandığımızı söylüyoruz. Peki gerçekten inandık mı?

Kelime-i şehadeti söyleyen ve buna inanan kişi Allah’ın varlığı hususunda kalbinde herhangi bir şüphe bulundurmaması gerekir. Buna inanmakla beraber eğer insanın kalbinde şüpheler varsa bu günah değildir. Fakat kişiyi tehlikeli bir duruma götürebilir. Bu sebep ile kalpteki şüpheleri bir müslümanın hafife almaması gerekir. Bu durumun önemi şöyle açıklanabilir :

Bir kişi zina ederbilir kumar, içki veya faiz alabilir ama Allah’a ve Rasulüne iman etmiştir ve kalbinde hiçbir şüphe yoktur.

Ne var ki bir kişi namaz kılabilir zekat, oruç verebilir hatta çağrıldığı zaman cihada bile çıkabilir lakin kalbinde Allaha ve Rasulune karşı şüpheler vardır,Allah muhafaza bu kişi dıştan Müslüman gibi gözüküp Allah katında münafıklardan sayılabilir. Kişinin nefsini sorguya çekip ‘ben bu dinin neresindeyim?’  Diye sorması gerekir.

Allah (cc) ve Rasulullah (sav)’in söylediği sözleri olduğu gibi kabul etmemiz gerekir. Çünkü biz Müslümanız. Müslüman demek teslim olmuş demektir. Yani bizler Allah tan bize gelen her şeye inanırız, sahih olduğunu bildiğimiz her hadise iman ederiz.

Müslüman olan kimsenin teslimiyeti Hz.ibrahim’in kıssası gibidir, onun teslimiyetidir. Teslimiyet çölde sadece Allah’a güvenerek ona teslim olarak eşini ve çocuğunu bırakan, en çok sevdiği Hz.İsmail’i öldürmesi kendisine vahy edildiğinde şüphe duymadan baltayı kaldıran Hz.İbrahim’in teslimiyetidir. Hz.İbrahim kendisine emredilen her şeye bir müslüman’ın yapması gerektiği gibi vasfına yakışır bir şekilde teslimiyet göstermiştir.

Müslüman kimse Allaha teslim olmuştur. Mesela bizler hac yaparken sebebini bilmediğimiz bir çok fiili gerçekleştiririz neden taştan yapılmış siyah bi yapının etrafında döneriz ?

Neden Hacer-ül esvedi öperiz?

Mesela neden Ramazanda 30 gün oruç tutarız?

Sebebini veya illetini bilemeye biliriz ama kabul ederiz peki neden?

Çünkü Allah emretmiştir.

     Kişi ye anlatılan bir hadis mantıklı gelmeyebilir hadis sahih olduğunu bildikten sonra bile şüpheler devam edebilir. Bu durumda mantıklı gelmedi diye sıkıntılı olan hadis midir? Yoksa kişinin kendisi midir? Hadis olduğu kesin olan hadisleri inkar etmek kişiyi küfre götürebilecek tehlikeli amellerdendir. O halde anlıyoruz ki sıkıntı kişinin kendisindedir. Kişi sahih bir hadisi ya cehaletinden dolayı yada fıtratı bozulduğundan dolayı doğru bulmaz . Çünkü doğru fıtrat şeriat da hiçbir şeyi yanlış göremez. O halde fıtratı düzeltmemiz gerekir.

 ‘’Onlar ki gayba (görülmeyene) iman ederler…’’  (bakara,3)

İsra ve Miraç olayında Hz.Ebubekir’in tavrı bizim için burada güzel bir örnek teşkil eder. Ona arkadaşın (Muhammed) dün gece göğe çıktığını ve Mescid-i Aksa ya gittiğini söylüyor hala ona inanacak mısın? Diye sorulduğunda ‘ben ona gökten haber geldiğine inanıyorum buna da inanırım ‘ demesi gerçek bir teslimiyet örneğidir.

Aynı şekilde Hz.Ali’nin şu sözü;

    “Cenneti veya Cehennem ateşini gözlerimin önünde görseydim benim için fark etmezdi. Çünkü onlara yakinen (tam olarak) inanıyorum .”

İşte İslam budur !  İçindeki hikmeti ve bilgeliği anlamakta hiçbir sakınca yok , tamamen normal fakat nedenini kavrayana kadar iman etmemezlik yapamazsınız . Bu şekilde olursa sizin imanınızın bilimsel bir araştırmadan ne farkı kalır ? Bilimsel olarak kanıtlıyorsun ve mantıklı gelmeye başlıyor.

Peki iman unsuru nerde burda?

Allah’ın imtihanı nerde?

 

Ve’lhamdulillah.

1 Yorum

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here