Umudumuzu Kaybetmeyelim !

0
85
umudunu kaybetme
umudunu kaybetme

UMUDU KAYBETMEYELİM !

Hamd Alemlerin Rabbi olan Allah’a, salat ve selam biricik önderimiz Hazreti Muhammed’in, ashabının ve şerefli ailesinin üzerine olsun.

 

‘’…Melekler dediler ki : Sana bu müjdeyi gerçeğe dayanarak veriyoruz, sakın umutsuzlardan olma ! ‘’ 

( Hicr Suresi  55)

 

Umut etmek… Kötü olan herşeye, karanlıkta kalmış herkese rağmen vazgeçmemek. Değil mi ki asıl vazgeçersek kaybederiz sabahı..

Çığlıklar içerisinde çığlık çığlayayız. Ama bilmeliyiz ki  doğum da en şiddetli sancılardan, ortalığı yaran çığlıklardan sonra gelir.

Musa aleyhiselamı Allah; zulmün mabedinden,karanlığın en dibinden,Firavunun sarayından çıkarmadı mı? O Musa aleyhissalam oradan çıkıp,sihirbazları bile dinine katmadı mı ?

Son peygamber Hazreti Muhammed Sallallahu aleyhi ve selleme vahyolunan dinin en büyük müntesipleri; kızlarını diri diri toprağa gören vicdansız adamlar değil midir? Peygamberimiz bu insanları davet etmedi mi? Kendisi hakkında ‘Hattabın eşşeği müslüman olur ama oğlu müslüman olmaz’ denilen Ömer radıyallahu anh, bu dinin peygamberden sonraki ikinci adamı değil midir ?

Ömer bin Hattab müslüman olduğunda, peygamberimizin evindeydi. Ona tabi olmak için o eve gitmişti,değil ! Ömer Bin Hattab o eve Allah azze ve cellenin son peygamberini öldürmek için gitmişti. Ancak Peygamberimiz ona dahi davet etmiştir. Öyle durumdaki adamdan dahi umudunu kesmemiştir. Ve o adam kendisinden sonra,ikinin ikincisidir.

Öyleyse bize umutsuzluk düşer mi ? Haşa ! Ne haddimize…Yani ne yaşadık ki neyi keseceğiz. Hangi imtihanlara düçar kılındık ki bıkacağız ? Neye kimi davet ettik ki umudu kaybedeceğiz. Yani sokak jargonu ile; ne alaka abilerim-ablalarım  ?

 

Velev ki başarılı olmadık diyelim…Başarılı da olmayacağız diyelim.Hiç başarılı olmayacağız bu hayatta diye varsayalım.

Peki Nuh aleyhhiselam 950 sene neden umudunu kaybetmedi öyleyse ! 950 sene uğraştı, didindi, ama yanına ancak bir elin parmağını geçmeyecek kişiler edindi. Çünkü başka kimse icabet etmedi. Kimse Allah’ın peygamberini sevmedi, saymadı. Ama o hiç durmadı, hiç bıkmadı. Hiç umut etmekten vazgeçmedi. Çünkü vazgeçseydi (haşa) kaybederdi.

Bir bilgenin dediği gibi :

‘Kaçmadım, kandırmadım ! Dürüstçe görevimi yaparken yaralandım. Hep iyi şeyler olsun diye yaşadım. Dönüp geriye bakınca şunu görüyorum, yenilmişim ama elimden geleni de yapmışım. Yenilmişim, ama kaybetmemişim ! ‘

Hülasa ; çevremizde ne yaşanıyorsa yaşansın, kim ne yapıyorsa yapsın; umut ettiğimiz müddetçe varız. Kazanmak için savaşmamız gerekir, savaşa da ancak umudu olanla girilir.

 

Biz yeter ki (dilimizle, elimizle, yaşantımızla) umud edelim! Rabbimiz bizi karanlıktan alıp aydınlığa çıkaracaktır bi-iznillah…

 

Ve’lhamdulillah.

 

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here